
Bugün 13 Ocak 2026. İran semalarında sadece barut kokusu değil, 1979’da yazılan kadersel bir senaryonun son perdesi var. ABD yayın kuruluşu CBS News’in, morglardan sızan dehşet verici görüntülere ve sahadaki aktivistlerin kayıtlarına dayanarak bildirdiği “12.000 ile 20.000 arası can kaybı” haberiyle dünya sarsılırken, İran tarihin en büyük iletişim karartması altında can çekişiyor. İnternetin 100 saati aşkın süredir kesik olduğu bu karanlıkta, gökyüzünün sessiz çığlığı artık bastırılamaz bir noktaya ulaştı. Bu bir isyan değil; Plüto Kova çağının ilk büyük jeopolitik depremidir.
10. Evdeki Ay ve İletişimi Kesilen Bir Millet
İran’ın kuruluş haritasında halkı temsil eden Ay, 6 derece İkizler’de ve haritanın 10. evindedir. Bu yerleşim, İran halkının kaderinin “devletin kaderiyle” (10. ev) ayrılmaz bir şekilde bağlandığını söyler. Ay İkizler’de olduğu için halk; zeki, haberleşmeyi seven, hızı ve bilgiyi kutsayan bir yapıdadır.
Şu an rejimin uyguladığı internet karartması, bizzat 10. evdeki bu “İkizler Ayı”nı nefessiz bırakma çabasıdır. Ancak Uranüs’ün bu Ay derecesine yaklaşması ve Plüto’nun Kova geçişi, halkın artık “bilgiyle” değil, “eylemle” devleti (10. ev) aşağıdan yukarıya dönüştüreceğini kanıtlıyor. CBS News’in bildirdiği binlerce can, 10. evdeki bu halkın, devletin en tepesindeki otoriteye karşı verdiği o büyük varoluş mücadelesinin en acı bedelidir.
8. Evdeki Mars: Derin Devletin Kanlı Refleksi
Rejimin DNA’sına işlenmiş olan şiddetin kaynağı, 8. evde konumlanan natal Mars’tır. Krizlerin, yeraltı güçlerinin ve toplu ölümlerin evi olan 8. evdeki Mars, şu an Transit Satürn’ün baskısı altında. Satürn, bu Mars’ın üzerine oturduğu an, rejim kendi halkına karşı uyguladığı şiddeti bir savunma mekanizması olarak en vahşi haliyle sahneye koyuyor. 1979’da ekilen o Marsiyen şiddet tohumları, bugün 13 Ocak 2026’da Satürn’ün “hasat” zamanıyla yüzleşiyor. Rejim, geçmişteki beka söylemini bugün mermilerle korumaya çalışırken, aslında 8. evdeki o karanlık döngüyü kendi elleriyle tamamlıyor.
“Help is on its way!”: Satranç Tahtasındaki Hamleler
Süreç sadece Tahran sokaklarında değil, Washington ve Tel Aviv’deki kriz masalarında da şekilleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın bugün yaptığı “HELP IS ON ITS WAY” (YARDIM YOLDA) çıkışı, haritadaki gerilimi küresel bir müdahale eşiğine getirdi. Trump’ın “Katliam durmazsa bedel ödeyeceksiniz” tehdidi ve İran ile ticaret yapan ülkelere anında getirdiği %25 ek vergi, 12. evdeki (gizli düşmanlar) Jüpiter’in stratejik oyunlarıyla birleşiyor. İsrail, bu kaosun içinde 12. evin o “kapalı kapılar ardındaki” avantajını kullanarak bölgedeki kartları yeniden dağıtmaya başladı bile.
Büyük Çöküş Takvimi: Rejim Ne Zaman Yıkılacak?
Yıldızlar, İran rejimi için geri sayımın artık geri dönüşü olmayan aşamaya girdiğini söylüyor. İşte adım adım o kadersel takvim:
- Ocak – Mart 2026 (İçten Çözülme): Transit Satürn Koç burcuna girerken, rejim içindeki “ikinci halka” yöneticilerde toplu istifalar başlayacak. 10. evdeki Ay (Halk), devletin (10. ev) tüm prestijini yerle bir edecek.
- Nisan – Mayıs 2026 (Büyük Final): Transit Satürn, İran’ın natal Güneş’i (11° Koç) ile tam kavuşum yapacak. Bu, astrolojide liderliğin mutlak düşüşü demektir. Bu iki ay boyunca rejimin en tepesindeki otorite figürünün ya fiziksel olarak ya da siyasi bir darbeyle görevden çekildiğine tanıklık edeceğiz. Rejim resmen bu dönemde “bel kemiğini” kaybedecek.
- Haziran 2026 (Şafak Vakti): İran’ın natal Jüpiter’i 12. evde, Yengeç’in 29 derecesindedir. Haziran ayında gerçekleşecek Jüpiter Return, halkın zaferini müjdeleyen ilahi bir dokunuştur. 12. evdeki bu “gizli el”, uluslararası insani yardımların ve geçiş hükümetinin kurulmasını sağlayacak “merhamet” kapısını açacak.
Domino Etkisi
Bu yıkım sadece Tahran’la sınırlı kalmayacak. Bölgedeki tüm domino taşları birer birer devrilecek:
- Hizbullah Faktörü: İran’ın lojistik desteğinin kesilmesiyle, Hizbullah gibi yapılar bölgede hızla güç kaybedecek. Bu, Ortadoğu’da 40 yıldır devam eden güç dengesinin saniyeler içinde çökmesi demektir.
- Türkiye’nin Sınavı: İran’daki kaosun zirve yaptığı o kritik bahar aylarında Türkiye, hem sınır güvenliği hem de bölgesel liderlik sınavından geçecek. Ankara’nın alacağı tavır, Türkiye’nin gelecek on yılını şekillendirecek.
Sonuç: Küllerinden ve Kanından Doğan Bir Millet
13 Ocak 2026, tarihe bir “kıyım” olarak geçti; ancak biz biliyoruz ki bu bir Anka Kuşu hikayesidir. 10. evdeki Ay (Halk), bizzat devletin zirvesine oturmaya hazırlanıyor. Ödenen bedel on binlerce genç can olsa da, Jüpiter’in Haziran’daki şifası bu kanlı tünelin sonundaki ışığı temsil ediyor.
“Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.” Yıldızlar bugün İran için bunu söylüyor. Karanlık tünelin sonu göründü; şafak, Haziran’da söküyor.
Yorum bırakın